Skip Navigation LinksAna Sayfa > Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

  • 1) Kayıt Sisteminin Amacı ve Özellikleri nelerdir?

    Amaç

    Kayıt sistemi, Türkiye’deki Gönüllü Karbon Piyasası (GKP) projelerinin sera gazı emisyon azaltımlarını izlemeyi hedeflemektedir. Sistemin, Ulusal Kayıt Sistemi’ne kayıt yaptıran projelere devlet desteği sağlamak ve şeffaflık kazandırmak suretiyle bu projelerin hem güvenilirliklerini hem de varlık değerini arttıracağı beklenmektedir.

    Kayıt Sisteminin Özellikleri

     

    Sistem,

     

    ·Sadece Türkiye sınırları içerisinde geliştirilen ve yürütülen Gönüllü Emisyon Azaltım projelerini kapsar.

    ·Uluslararası standartlara uygun olarak geliştirilmiş projelerin sertifikalarını tanır ve kabul eder.

    ·Emisyon azaltımının izlenmesine olanak tanıyan bir ulusal veritabanı sağlar.

    ·Kamu ile paylaşılmaya uygun aşamaya gelene kadar olan süreçte başvuru yapan projelere ait bilgilerin gizliliğini sağlar.

    ·Projelere devlet desteği sağlar. Bu destek kapsamında;    

    -            İlgili tebliğde belirtilen sürdürülebilir kalkınma kıstaslarına uygun projelere sisteme kayıt onayı yazılı olarak bildirilir.

    -            Geliştirilmiş ortak uygulama analizleri, daha tutarlı yöntem ve değerlendirmelerin sergilenmesi ile GKP projelerinden elde edilen emisyon azaltımlarının daha geniş kapsama yayılarak ilgili süreçlerde gerekli olan şeffaflık teşvik edilir.

  • 2) Projemi Sisteme neden kaydettirmeliyim?

    • Projelerin Sistem’e kaydedilmesi, Türkiye’de hazırlanan karbon projelerinin meşruiyetini arttıracaktır. Ulusal Kayıt Sistemi, piyasalarla ilgili yararlı veriler sunan ulusal bir veritabanı olarak da hizmet sağlayacaktır. Bu uygulamanın, zaman içerisinde veri toplama ve kayıt süreçlerindeki belirsizlik ve tutarsızlıklardan kaynaklanan piyasadaki mevcut istikrarsızlığa bir son vererek proje değerlerini arttırması beklenmektedir.
  • 3) Değerlendirme sürecinin öğeleri nelerdir?

    • Değerlendirme sürecinde, projeler ilgili Tebliğ’in Ek-3’ünde belirtilmiş olan sürdürülebilir kalkınma kıstaslarına uygunlukları açısından değerlendirilir. Süreç kapsamında yer alan sürdürülebilirlik kıstasları, Kyoto Protokolü kapsamında geçerli olan Temiz Kalkınma Mekanizma(TKM)’sı sürecinde ön koşul olan “Ev Sahibi Ülke Onayı” için kullanılan kıstaslarına benzerlik gösterir. Bu anlamda, değerlendirme süreci Türkiye’deki onay sürecine usuller açısından güvenilirlik kazandıracak bir nitelik değerlendirmesi olduğu gibi gelecekte zorunlu piyasalara geçişi de kolaylaştıracaktır.
  • 4)Proje başvuruları, Sürdürülebilir Kalkınma kıstaslarına uygunluklarının değerlendirilmelerini takiben Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından açık bir şekilde kabul/red edilmekteler mi?

    • Evet.Bakanlık Tebliğ’de belirtilen gerekli belgelerin teslimi ve uygun bulunması ve Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Kıstasları Değerlendirmesine göre projeleri kabul/red edecektir. Ancak, projelerin Bakanlık tarafından kabul/red edilmesi sadece projelerin Onay Yazısı almaları ve Ulusal Kayıt Sistemi’ne girişlerini ilgilendiren bir konudur. Kayıt Sistemi’nin gönüllülük esasına dayalı olması ve “Ev Sahibi Ülke Onay Mektubu”nun her bir Gönüllü Karbon Standart kurum ve kuruluşu tarafından gerekli görülmemesi nedeniyle projelerin red edilmiş olması uluslararası onay süreçlerini etkilemez.

     

  • 5) Kayıt sistemi, gönüllü karbon projelerinin gelecekte Temiz Kalkınma Mekanizmaları (TKM) kapsamında değerlendirilmesini sağlayacak mı?

    • Yeni uygulama kapsamında (Kyoto Protokolü’nün ilk taahhüt döneminin sona ereceği 2012 yılını takip eden dönemde) özellikle Türkiye’nin yeni rejimdeki konumu ile ilgili bir netliğin söz konusu olmaması nedeniyle, Türkiye’de geliştirilen ilgili projeler olası TKM projeleri olarak ele alınamaz ve öncesinde TKM projesi desteği alamazlar. Ulusal kayıt sistemi bünyesinde kayıtlı olacak projelerin, gelecekte TKM projelerine dönüştürüleceği taahhüt edilmemektedir.

  • 6) Kayıt Sistemi, Türkiye’deki her gönüllü karbon projesinin sisteme kaydedilmesini zorunlu kılıyor mu?

    • Projeler geliştiriciler, hazırlamış oldukları projeleri Ulusal Kayıt Sistemi’ne kayıt ettirmeme tercihine sahip olup bunun yanı sıra, projelerin Ulusal Sistem’e kayıtlı olmaları projelere önemli bir artı değer katacaktır. Türkiye’de şeffaf ve standart hale gelmiş bir proje onay sisteminin farkına varılması durumunda, projelere sağlanacak olan ev sahibi ülke desteği ile ilgili projelerin Gönüllü Karbon Piyasalarındaki değerleri artacaktır. Bu şekilde, proje sahipleri de projelerini sisteme kaydettirmekle elde edecekleri kazanımları belirlerken piyasa göstergelerinden yararlanacaktır.

  • 7) Ulusal Sistemine kaydolmam halinde uluslararası standartlara kayıt sürecime 40 gün ilave ediliyor mu?

    • Kesinlikle hayır. Bu süreç, ilgili uluslararası karbon piyasası standartlarının onay süreçlerine paralel olarak işleyebilir. Dolayısıyla, ilave güne ihtiyaç duyulmayacaktır.   
  • 8) Projemi kaydettirmemem halinde Kayıt Sisteminin öngördüğü bir ceza var mı?

    • Sisteme kaydedilmemiş projeler için hiçbir ceza öngörülmemiştir. Ancak, piyasanın Ulusal Kayıt Sistemi’nde bulunan projeleri öncelikli olarak değerlendirmesi beklenmelidir.
  • 9) Bir kere kaydolduktan sonra Sistemden çıkabilir miyim?

    • Projeler, durumları onaylanarak Ulusal Kayıt Sistemi’ne kaydolduktan sonra Sistem’den çıkış yapamaz. Kayıtlı projelerin durumlarında değişiklik olması halinde ilgili bilgi 20 iş günü içerisinde Çevre ve Orman Bakanlığı’na bildirmeleri gerekmektedir. Verilen zaman zarfında bildirimleri yapılmayan projelerin kayıtlı proje onayları iptal edilerek kamuoyuna duyurulur.
  • 10) Projemi Sisteme kaydettirmenin herhangi bir masrafı var mı?

    • Projenin Sisteme kaydedilmesi için gereken hiçbir masraf yoktur.
  • 11) Projeler için geriye dönük Kayıt Onay Belgesi alabilecek miyim?

    • Evet. İlgili taraflar ve üçüncü tarafların rızası olmak kaydıyla Türk idari usul ve yönetmeliklerinde bu tür geriye dönük işlemlere izin verilmektedir. Adli açıdan incelendiğinde Kayıt Onay Belgesi’nin bireysel başvuru üzerine gerçekleştirilen idari bir işlem olduğu görülür. Buna benzer ve resmen gerçekleştirilen diğer işlemler mevcut bir yasanın uzantısı olup, diğer bir deyişle ilgili bireylere özgü bir adli uygulama ortaya koymaz, bunların yasal statüsüne etki etmez. Ayrıca, Kayıt Onay Belgesi üzerindeki tarih, kayıt için yapılan başvuru tarihinden sonraki bir tarihe denk geleceğinden, mevcut projelere onay yazısı verilmesi geriye dönük bir işlem olmayacaktır.
  • 12) Projemi farklı kayıt sistemlerine mükerrer kaydettirebilir miyim? Örneğin, bir proje sahibi, CCX gibi farklı bir sistemde kayıtlı bulunan bir projesini, firmanın Türkiye şubesi üzerinden Ulusal Kayıt Sistemine de kaydettirebilir mi?

    • Ulusal Kayıt Sistemi, Türkiye’de hazırlanan projelerin izlenmesinde kullanılacak bir veritabanı olacaktır. Bu bağlamda, proje sahipleri projelerini farklı kayıt sistemlerine dâhil edebilmektedir.
  • 13) Sistem dâhilinde sertifikaların satın alıcıları da izlenecek mi?

    • Mevcut sistemde, gerçekleştirilen işlemler değil sadece projelerin durumu kaydedilerek güncellenecektir. Ancak, zaman içerisinde tüm işlemler kaydedilmek suretiyle alıcıların da takip edilmesi düşünülmektedir. 
  • 14) Ulusal Kayıt Sistemi’nin değerlendirme süreciyle ilgili Yetkilendirilmiş Bağımsız Denetim Kuruluş(DOE)’ları tarafından gerçekleştirilen onay/teyit süreçleri arasındaki farklar nelerdir?

    • Ulusal Kayıt Sistemi değerlendirme sürecinde proje hedeflerinin ulusal kıstaslara uygunluğu değerlendirilirken, DOE’ler tarafından ise projelerin sertifika üretiminin uluslararası karbon piyasası standartlarına uygun olup olmadığı ayrıntılı olarak incelenir. Uluslararası akreditasyon sistemi, gönüllü piyasalar da dâhil olmak üzere tüm taraflara açık bir sistemdir. Sertifikalar devlet tarafından verilmemektedir. Belgelendirme, hal-i hazırda Türkiye’deki gönüllü karbon piyasasında olduğu gibi, uluslararası tanınırlığı olan akredite kuruluşlarca yapılır. Öte yandan projeler,  kayıt sistemi için Tebliğ’de belirtilen sürdürülebilir kalkınma kıstaslarına göre değerlendirilmektedir.
  • 15) Kayıt Sistemi kamuya açık olduğundan uluslararası alıcılar Türkiye’deki GKP projelerinin toplam sayısına ulaşabilecekler. Bu projelerin toplam sayısının beklenenden yüksek olması halinde Türkiye’deki GKP projelerine olan talepte bir düşüş olur mu ?

    • Projelerin kayıtla ilgili statü bilgisi Çevre ve Orman Bakanlığı’nın onayını takiben kamuya açılır. Dolayısıyla, Sistem’in kamuya açık olması nedeniyle proje hazırlama sürecinde alıcı talebinin etkilenmesi beklenmemektedir.
  • 16) Kayıt Sistemindeki projem hangi aşamada şeffaflık kazanacak? Ne tür bilgileri ve ne seviyede kamuya açmamız beklenmekte?

    • Yukarıda da bahsedildiği gibi, projeler Onay Raporu ve Tebliğ’de belirtilmiş olan diğer belgelerin Çevre ve Orman Bakanlığı’na ulaştırılmasını takiben  ulusal sürdürülebilir kalkınma kıstaslarına uygunlukları açısından Bakanlık tarafından değerlendirilirler. Bu değerlendirmeyi geçen projelerin kayıt sistemi için onaylanmasını takiben projelerin azaltım bilgileri, coğrafi konumu, proje türü , Proje Tasarım Dökümanı(PDD), Onaylama ve Doğrulama raporları gibi bilgiler kamu ile paylaşılır.
  • 17)Projelerin, kayıt sisteminde yer alması ve listelenmesi, ilgili karbon haklarının devredildiği ya da devredileceği yurtdışında faaliyet gösteren gönüllü karbon piyasası standart ya da finansal kayıt sistemleri açısından hukuki bir problem teşkil edermi?

    Herhangi bir sicil için söz konusu olabilecek iki tür işlem vardır: açıklayıcı (ihbari) ve kurucu (ihdasi). Örneğin tapu sicili kayıtları kurucudur, kaydedilen hak kayıt anında doğar (Medeni K. m.1022: “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır”).

    Ulusal sicile proje kayıt işlemi ise ne açıklayıcı ne de kurucudur. Herhangi bir “hak” kaydedilmemekte ve kurulmamaktadır. Ulusal Sicilde haklar değil, proje dokümanları kaydedilmektedir. Proje dokümanları ile karbon salım hakkını birbirinden ayırmak gerekir. Her hakkın bir kaynağı vardır, salım hakkının kaynağı ise Bağımsız Denetleyici Kuruluşların verdiği doğrulama/onaylama raporlarıdır. Ulusal sicil, bu raporların envanterini tutar. Hakkı doğuran veya açıklayan ulusal sicil değil, raporlardır. Bu bakımdan Ulusal Sicil, istatistiksel veri sağlama amacına hizmet eden bir envanter sicili olarak düşünülmelidir. Ulusal sicil hiçbir kişi lehine hiçbir bir hak doğurmamaktadır. Bu durumun açıkça Tebliğ’de belirtilmesine gerek yoktur, çünkü sicil ile hak ihdas edilmesi istisnai bir durumdur ve açıkça kanunda veya diğer mevzuatta belirtilmesi ve kaynağını mevzuattan (MK m.1022 gibi) alması gerekir.

    Sera Gazı Azaltım Proje Kayıt Sistemi diğer bir deyişle ulusal sicil, projeler açısından muhasebe sicili değil envanter sicili niteliğindedir. Karbon Emisyon Azaltımı Satım Sözleşmesi(ERPA) ile karbon haklarını satın ve devir alacak olan kişilerin muhatabı yurtdışında kayıt yaptıracakları ilgili muhasebe sicilleridir (ör. American Carbon Registry vs.). Bu muhasebe sicilleri, hakları kayıt ve takip eder. Bu bakımdan örneğin ACR’e karbon sertifikalarını kaydettiren bir kişi, ulusal sicil üzerinden değil, ACR üzerinden sertifika alım satımı yapacaktır. Dolayısıyla herhangi bir çift kayıt söz konusu değildir. Ulusal sicilde bu kişilerin devralacakları haklar ve bunların devirleri değil, yalnızca proje dokümanları yayınlanmaktadır.

    Özetle, Bakanlıkça tutulan Sera Gazı Azaltım Proje Sicili bu kişilerin haklarını zarara uğratmamaktadır, dolayısıyla Bakanlığın herhangi bir sorumluluğu düşünülemez.